Eski İskilip Belediye Başkanı şimdiki İstanbul Küçükçekmece Kaymakamı Orhan Öztürk Yeni Şafak gazetesinde İskilip'te yaptıklarıyla gündeme taşındı.
500 çocuk yetiştirip ülkeye salacağım
İlk durağımız Mihrabat Korusu. İstanbul'un Darulaceze'den Sorumlu Vali Yardımcısı Orhan Öztürk ile kahvaltı edeceğiz. Günün oldukça erken bir saatinde, Boğaz'a nazır kahvaltı masasında foto muhabirimiz Sedat'la Orhan Bey'in gelmesini bekliyoruz. Arkamızdan gelen, hafif mütebessim bir tonla “Siz bir adet Vali Yardımcısını mı bekliyorsunuz?” diyen sese dönünce omuza atılmış bir ceket ve düğüm yapılmadan boyuna ardılmış kravatıyla gelen kişinin merhum Vali Yazıcıoğlu'nun huyundan suyundan etkilenmiş bir bürokrat olduğunu tahmin etmek zor olmuyor. Henüz 3-4 aydır İstanbul'da olan Öztürk, Darulaceze'den sorumlu Vali Yardımcılığı'nın ardından bugünlerde yeni görevi Küçükçekmece Kaymakamlığı'na adapte olmaya çalışıyor. Öztürk, Erzincan'da, tam 6 yıl Vali Yardımcısı olarak çalıştıktan sonra, yine Yazıcıoğlu'nun isteğiyle Denizli'de de aynı göreve getirilmiş.
Aslen Çorum İskilipli olan, hatta geçen dönem MHP dışındaki ANAP, DYP, CHP ve DSP gibi tüm partilerin desteğiyle İskilip Belediye Başkanı seçilen Öztürk, siyasetten bürokrasiye yeniden bir 'u' dönüşü yapmış. Bizim İskilipli dünürümüzün 'İskilip'e fazlaydı' dediği Öztürk'ü tanımak için başkanlığında yaptıklarına bakmak yeterli.
RAKİBİNİN ADINI VERDİ..
Türkiye tarihinde, başkanlığa aday olan diğer rakibinin adını, o kişinin partisi bile karşı çıkmasına rağmen sokağa veren tek kişi Orhan Öztürk. İskilip gibi küçük bir şehirde, makam arabasına kadar belediyeye dair ne varsa satıp, belediye işletmelerini, hizmetlerini 1,5 yılda özelleştiren, seçilmemeyi göze alıp yazdığı 150'ye yakın ceza ile kaldırım işgalini yasaklayan Öztürk, son seçimde Çorum'a başkan olmak istemiş ama olamamış… Küçücük İskilip'te bile bankadan aldığı maaş promosyonuyla 50 çocuğu Avrupa'ya Almanya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg'a gönderen, 3600'ünü ta İskilip'ten Çanakkale'ye, 1550'sini dört günlük gezi için İstanbul'a yollayan Öztürk, “Seçilseydim, Yazıcıoğlu gibi 500 genci yurt dışında yetiştirip, onlara dünyayı gezdirip, ufuklarını açtıktan sonra ülkeye salacaktım. Türkiye hala dünyaya kapalı bir ülke…” diyor.
Haberin Tamamı için: