|
Birkaç gün sonra Ramazan Bayramı, bizim bayramımız. Bizim bayramlarımız başka kültürlerin karnaval ve kutlamalarından çok çok farklıdır. Çünkü bizim bayramlarımız ibadet edalı günlerdir. Mü'minlerin tavır ve davranışlarında bayramlarda bile laubâlilik, taşkınlık ve dengesizlik asla görülmez.
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) döneminde bayram günlerinde işler tatil edilmiyordu. İnsanlar günlük işlerini yine yapıyorlardı. Bayram namazı ve hutbesiyle o günü diğerlerine göre daha farklı karşılıyorlardı; sonra da birbirlerine tebessüm teatisinde bulunuyor, fakiri-fukarayı gözetiyor ve eşe-dosta yemek yediriyorlardı. Sakın bayramda tatile karşı olduğumuz anlamı çıkarılmasın bu anlattıklarımızdan. Tam tersine, bayram tatili bayramın fert, aile ve toplum planında doya doya yaşanması için çok gerekli. Çünkü bayramlar bugün biraz da bizim kendi törelerimizin rengine bürünüyor. Kabir ziyaretlerine daha bir ehemmiyet veriliyor. Sıla-i rahim adına gidip gelmeler, arayıp sormalar bayrama ayrı bir derinlik kazandırıyor. Anne, baba ve çocuklar arasındaki münasebetler bir kere daha pekiştirilmiş oluyor. Çocuk yuvaları ve huzurevleri gibi yerlerde ziyaretçi bekleyen ve arayıp soranın olmama talihsizliğiyle kıvranan kimseler ziyaret ediliyor, sevindiriliyor. Böylece, bir yönüyle, daha geniş manada bir sıla-i rahimde bulunuluyor.
Şu anda idrak ettiğimiz bayram, bir yönüyle Cenâb-ı Hakk'ın pek çok lütfunu beraberinde getiriyor. Allah, bize bir ay oruç tutmayı ve kulluğumuzu daha engince eda etmeyi lütuf buyurdu; şimdi de bayram bahşediyor. Bir ay boyunca, bir ölçüde bütün dünyaya Ramazan boyası çaldığı gibi, şimdi de dünyanın değişik yerlerinde aynı güzellikleri yaşatıyor ve bizi ayrı bir sevince ulaştırıyor.
Bir de bayramı gurbette yaşayanlar vardır ki gurbet, şayet Allah rızası için yaşanan bir gurbetse, öyle bir gurbette bayramı duyma, sılada bayram yapmaktan çok daha derindir. Bir insan kendi ülkesinde, bayramı bütün şatafat ve debdebesiyle, olanca ihtişamıyla yaşayabilir; fakat onu gurbette hicran duygularıyla karşılama Cenab-ı Hak katında daha değerli olsa gerek.
Tabii siz, başlıktaki sorunun cevabını merak ediyorsunuz. Biz, topyekün insanlığın İslam'a ve Kur'an'ın mesajına muhtaç olduğuna inanıyoruz. Evet, insanlık gerçek bayramı, İslam'la, Kur'an'la tanıştığı ve Nebiler Sultanı'nın nuruyla buluştuğu zaman yaşayacak. Kederli çehreler ancak iman esaslarının kalbde hâsıl ettiği inşirahla gülecek. O gün dünyaya barış ve sevgi gelecek; kinler, nefretler bir daha dirilmemek üzere toprağa gömülecek. İşte o zaman insanlık affına ferman alacak ve bütün cürm ü hatalardan kurtulacak.
Evet, inşaallah ortalık ağarıyor; dünya bir bayram arefesinde ve gün bayrama kayıyor. Allah inayetini üzerimizden eksik etmesin.
|